SİGORTA ŞİRKETLERİNDEN ALINAN TAZMİNATLARIN TAMAMI VERGİYE TABİ OLUR MU ?

Soner TÜRKÜM

Soner TÜRKÜM

Sigorta poliçesi karşılıklı olarak imzalanan bir sözleşmedir. Sigorta sahibinin çıkarlarını zedeleyen bir tehlikenin yaşanması halinde tazminat ödemeyi ve sigorta sahibinin yaşamında meydana gelen olumsuz durumları karşılamayı taahhüt eder. Sigorta yaptırılırken mutlaka sigorta poliçesi olmalıdır.

Sigorta sözleşmesi, sigortalanacak kişinin teklifi, sigorta şirketinin kabulü, sigorta priminin ilk taksitinin ödenmesi ile hukukilik kazanır.

Bir gerçek kişinin özel mülkiyetinde bulunan ve sigortalanmış herhangi bir varlığında oluşan zarar ziyan karşılığında, sigorta şirketinden tazminat alması, verginin konusuna giren bir durum değildir. Ancak vergi mükellefiyeti bulunan gerçek yada tüzel kişilerin, işletme varlıklarında meydana gelecek zarar ziyan yada hasar karşılığında sigorta şirketlerinden alacakları tazminatlar verginin konusuna girecektir.

Sigorta şirketlerinden alınacak tazminatların ise, tamamının yada belli bir kısmının vergilendirileceği yada alınan tazminat karşılığında hangi vergi türünün doğacağı , hem ziyaa sebebine hem de ziyaa uğrayan varlığın çeşidine göre farklılık gösterecektir.

İşletmede ziyaa uğrayan varlığın emtia olması halinde karşılaşılacak durumları inceleyelim.

-Emtia, VUK 278.madde de sayılan haller nedeniyle (Yangın, deprem ve su basması gibi doğal afetler yüzünden yahut bozulmak, çürümek, çatlamak, paslanmak gibi) iktisadi kıymetinde bir azalış olması halinde ,emsal bedeli ile değerlenir. Emtianın emsal bedel ile değerlenmesi , takdir komisyonu tarafından tespit edilen değer azalışının işletme kayıtlarına karşılık ayırmak suretiyle gider yazılması demektir.

Örnek: Şirketin 50.000 TL değerinde malları sel basması sonucu hasar görmüştür. Şirket takdir komisyonuna müracaat etmiş ve emtiaya 12.000 TL değer biçmiştir. Oluşan değer kaybı VUK 278.madde de sayılan sebeplerden olması nedeniyle gider yazılabilecektir.

İşletmede yapılması gereken kayıtlar şu şekilde olmalıdır.

--------------------------------/--------------------------------

157 Diğer Stoklar 50.000

                                           153 Ticari Mallar 50.000

-------------------------------/----------------------------------

----------------------------/-------------------------------------

654 Karşılık Giderleri 38.000

                                          158 Değer Düşüklüğü Karş.38.000

------------------------------/-----------------------------------

 

Şayet, oluşan bu değer kaybı nedeniyle sigorta şirketinden (40.000 TL) tazminat alınmış ise,VUK 330.madde gereğince alınan sigorta tazminatı da gelir olarak değerlendirilecektir.

---------------------------------/---------------------------------

102 Bankalar 40.000

                                        679 Diğ.Olağan D.G.K. 40.000

---------------------------------/---------------------------------

 

Emtia da meydana gelen kaybın hırsızlık sebebiyle olduğunu düşündüğümüzde ise, fiziken bir mal mevcut olmadığı için VUK 278.maddeye göre bir değerleme yapma imkanı olmayacaktır. Maliye Bakanlığınca verilen bir özelgede “…Vergi kanunlarımızda çalınan emtia bedellerinin zarar olarak yazılmasına veya bunlar için karşılık ayrılmasına imkan veren herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle çalına emtia değerinin gider olarak dikkate alınması mümkün değildir. Çalınan emtia ile ilgili olarak alınan tazminatın emtianın değerini aşan kısmının gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir. Söz konusu emtianın matrah tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.” Denilmektedir.(30.12.1999 tarih ve 80.07.0.GEL.0.49/4913-62 )

Dolayısıyla emtianın çalınması halinde değerinin gider olarak kayıtlara alınması mümkün değildir. Ancak sigorta şirketinden zararın tazmin edilmesi halinde, tazminat bedeli çalınan mal bedelinden yüksek ise fazlalık gelir hesaplarına alınacak, az olması halinde ise fark kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayıtlara alınacaktır.

Ayrıca, hırsızlık nedeniyle zayi olan emtianın iktisabında indirim konusu yapılan KDV’nin de KDVK 30/c hükmü gereğince düzeltilmesi yani indirim hesaplarından çıkarılarak ilave KDV olarak beyan edilmesi gerekir.

Bahsi geçen durumları birkaç örnek ile izah edecek olursak;

 

Örnek: İşletme de 50.000 TL kayıtlı bulunan emtianın çalındığını ve sigorta şirketinden tazminat alınmadığı varsayıldığında kayıtlar;

---------------------------/---------------------

689 Diğer O.D.G.Zararlar 59.000

(Kan.Kabul Edlm.Gider)

                                      153 Ticari Mallar 50.000

                                      392 Diğer KDV 9.000

----------------------------/--------------------- şeklinde,

Sigorta şirketinden 40.000 TL tazminat alındığı varsayıldığında,

-------------------------/---------------------------

102 Bankalar 40.000

689 Diğer O.D.G.Zarar. 19.000

(KKEG)

                                    153 Ticari Mallar 50.000

                                    392 Diğer KDV 9.000

-----------------------/-----------------------------şeklinde,

 

Sigorta şirketinden 60.000 TL tazminat alındığı varsayıldığında, sigorta şirketinin ödediği tazminat ile emtia değeri arasındaki fark olumlu olduğu için, 10.000 TL tutarındaki bu fark kar olarak sonuç hesaplarına intikal ettirilecektir.(VUK 330) Bu durum ise,

-----------------------/-------------------------------

102 Bankalar 60.000

689 Diğer O.D.G.Zarar. 9.000

(KKEG)

                               153 Ticari Mallar 50.000

                               392 Diğer KDV 9.000

                               679 Diğer O.D.G.Kar. 10.000

----------------------/---------------------------- şeklinde muhasebeleştirilecektir.

İşletme de ziyaa uğrayan varlığın Amortismana Tabi iktisadi kıymet olması ve VUK 317.maddesine göre

-Yangın, deprem, su basması gibi afetler nedeniyle değerini tamamen yada kısmen kaybetmesi,

-Yeni icatlar dolayısıyla teknik verim ve kıymetleri düşerek tamamen yada kısmen kullanılmaz bir hale gelmesi,

-Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalması , halinde oluşan hasarlar, mükelleflerin müracaatı üzerine ve ilgili Bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli edilen fevkalade amortisman yoluyla zarar yazılır.

Hasar ,ister tam ister kısmi olsun sabit kıymetteki değer kaybı, fevkalade amortisman yoluyla zarar yazılır.

Örnek:2010 yılında 10.000 TL’ye alınan ve aynı yıl üzerinden 2.000 TL amortisman ayrılan sabit kıymette 2011 yılında yangın nedeniyle 4.000 TL değer kaybı oluşmuştur. Bu tutarda fevkalade amortisman nispeti tayin olunmuştur. Sabit kıymet sigortalıdır ve 3.000 TL tazminat alınmıştır. Fevkalade amortisman yoluyla zarar kaydı

-------------------------------/---------------------

730 G.Ü.Gid. 4.000

                                   257 Bir.Amort. 4.000

------------------------------/---------------------- şeklinde 2011 yılında muhasebeleştirilir.

 

VUK 329.maddesine göre, yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen yada kısmen ziyaa uğrayan amortisman tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatları bunların değerinden fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kar veya zarar hesabına geçirilir. Bu sebeple sigortadan alınan tazminat tutarı

-------------------------------/----------------------

102 Bankalar 3.000

                                   679 Diğer O.D.G.Kar.3.000

-----------------------------/----------------------şeklinde 2011 yılında muhasebeleştirilecektir.

 

Sabit kıymet itfası için normal amortisman uygulamasına 2012 yılından itibaren devam edilebilecektir.

 

Örnek:2013 yılında 200.000 TL alınan ve 3 yılda üzerinden 120.000 TL amortisman ayrılmış bulunan tesis ve makinalar 2016 yılında su basması sonucu kullanılamaz hale gelmiştir. Sigorta şirketinden 55.000 TL tazminat alınmıştır. Bu durumda muhasebe kaydı,

-----------------------------/------------------------------

102 Bankalar 55.000

257 B.Amortisman 120.000

689 Diğer O.G.Zarar 25.000

                                              253 Tesis Makine ve Cihaz.200.000

-----------------------------/-------------------------------- şeklinde olacaktır. Bu kayıtla sabit kıymetler işletme aktifinden çıkarıldıkları için 2016 ve sonraki yıllarda amortisman ayrılmayacaktır.

Amortismana tabi iktisadi kıymetin hırsızlık nedeniyle zayi olması halinde zarar olarak yazılmasına veya bunlar için karşılık ayrılmasına imkan veren herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Durumla ilgili olarak Maliye Bakanlığınca verilen bir özelgede”… Vergi kanunlarında çalınan iktisadi kıymet bedellerinin zarar olarak yazılmasına veya bunlar için karşılık ayrılmasına imkan veren herhangi bir hüküm bulunmamakta olup çalınan motosikletin bedelinin gider veya maliyet olarak dikkate alınması mümkün değildir. Bununla birlikte çalınan motosiklet ile ilgili olarak sigortadan alınan tazminatların gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir. (İstanbul V.D.B 27.07.2017 tarih ve 62030549-125(6-2015/417 sayılı) denilmektedir.

Özelgeden de anlaşıldığı üzere, amortisman tabi iktisadi kıymetin çalınması halinde maliyet bedelinin gider yada maliyet olarak sonuç hesaplarına aktarılması uygun görülmezken, sigorta şirketinden alınan tazminatların gelir hesaplarına kaydedilmesi uygun görülmüştür.

KDV kanunun 30/c maddesinde, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirim konusu yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu sebeple hırsızlık nedeniyle zayi olan amortisman tabi iktisadi kıymetlerin iktisabında yüklenilen KDV’ lerinin indirim hesaplarından çıkarılması gerekecektir.Konu ile ilgili yukarıda tarih ve sayı numarası belirtilen aynı özelgede”…Buna göre, çalınan motosikletiniz KDV kanununun 30/c maddesine göre zayi olan mal kapsamında olup, buna ilişkin yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacağından, çalınan motosiklete ilişkin olarak yüklenilen ve indirim konusu yapılan KDV’nin ilgili dönem beyannamesinde “ilave edilecek KDV” satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerekmektedir” denilmektedir.

SONUÇ: İşletme varlıklarından, emtia da meydana gelen hasarların VUK 278.maddede sayılan sebeplerden kaynaklanması halinde emsal bedel ile değerleme yaparak ve karşılık ayırmak suretiyle gider hesaplarına alınabileceği, amortismana tabi iktisadi kıymetlerde meydana gelen hasarların, VUK 317 madde de sayılan sebeplerden kaynaklanması halinde fevkalade amortisman ayırma yöntemi ile gider hesaplarına alınabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda her iki varlık için alınan sigorta tazminatlarının tamamı gelir hesaplarına alınacaktır.

Ancak hırsızlık nedeniyle emtianın zayi olması halinde alınan sigorta tazminatının, emtia bedelini aşan kısmı gelir olarak dikkate alınacakken, amortismana tabi iktisadi kıymetin zayi olması halinde alınan tazminatın tamamı gelir hesaplarına aktarılacaktır.

 



20 Ekim 2017 Cuma 15:00

http://www.dt-audit.com/yazar/sigorta-sirketlerinden-alinan-tazminatlarin-tamami-vergiye-tabi-olur-mu--1148.html